Kanatlı Et Sektöründe “Stratejik Atılım”
Kırmızı et fiyatlarındaki küresel artış ve üretim maliyetlerindeki dalgalanmalar, protein tüketim alışkanlıklarını kökten değiştiriyor. Türkiye, 2025 yılı verilerine göre kanatlı eti üretiminde sadece bölgesel bir güç olmakla kalmıyor, dünya pazarındaki payını da her geçen gün artırıyor.
Üretim ve Tüketim Projeksiyonu
Sektör raporlarına göre, 2025 yılı sonu itibarıyla Türkiye’deki toplam kanatlı eti üretimi 2,8 milyon tona ulaşarak tarihi bir rekor kırdı. Bu rakam, bir önceki yıla göre %12’lik bir büyümeye işaret ediyor. Tüketici tarafında ise, piliç eti kişi başı yıllık 21-25 kg seviyelerine ulaşarak sofraların en temel protein kaynağı olma özelliğini pekiştirdi.
Sektörden Mesaj: “2025 yılında üretimimizi %12 artırarak 2,8 milyon tona ulaştırdık ancak sektörümüz ciddi bir maliyet kıskacında. Özellikle hammadde ve enerji maliyetleri nedeniyle fiyatların maliyetin altında kalması, sürdürülebilir üretim için en büyük risk.” > — Naci Kaplan, BESD-BİR Yönetim Kurulu Başkanı
İhracatın Yükselen Yıldızı
Türkiye’nin 2025-2026 dış ticaret vizyonunda kanatlı eti, 2,6 milyar dolarlık ihracat hedefiyle en kritik kalemlerden biri haline geldi. Özellikle Orta Doğu ve Uzak Doğu pazarlarındaki talep artışı, yerel üreticileri modernizasyon yatırımlarına teşvik ediyor. İhracatta katma değeri artırmak adına “türev ürünler” (hazır pişmiş ve ileri işlenmiş ürünler) üzerine yapılan yatırımlar, 2026’nın ana odağı olmaya devam ediyor.
Sektörel Zorluklar ve Fırsatlar
Hammadde maliyetlerinin (soya ve mısır) %80 oranında dışa bağımlı olması risk oluştursa da, sektör “yeşil ve çevreci” ekonomi ilkelerini benimsiyor. BESD-BİR verilerine göre, Türkiye piliç eti üretiminde dünyada 10. sırada, ihracatında ise 7. sırada yer alarak küresel bir oyuncu olduğunu kanıtladı. 2026 yılında sektörün odağında akıllı tarım uygulamaları ve yenilenebilir enerji entegrasyonu yer alacak.









